8 Aralık 2009 Salı

Sam

İçgüdü denilen şey amiyane tabiri ile son derece çakma bir güdü olduğu için, yaptığı dürtü de dürtüden sayılmaz. Çünkü içgüdü sadece bir kalıptır. İçgüdüyü bugüne kadar gören de olmamıştır. Bir his. Öyle de masum kılıklıdır ki, biraz inanmaya meyil edeni rahat bırakmaz. Yaptığı şeylerle sürekli bir huzur vaadinde bulunur ama susmaz. Şunu da yap rahatlayacaksın, bunu yap olayı çözdün... Kim kimden emir alır, kim kime emir verir, emir nedir belli değil. Huzura götürücek gibi duran, huysuz huzursuzun tekidir. Bu nedenle içinden çıkılmayan tüm işlemler üstüne atılır. İçgüdü. Ne içgüdü? İçgüdü işte. Onu kimse suçlayamaz.

Sam Wants You!

Şimdi içgüdünün adını ‘Sam!’ varsayalım. Sam’in vaatlerinin örnekleri bitmek tükenmek bilmez. Sam çocuklukta konuşmaya başlar. Oyunların içine girer. Sam sinsi bir oyuncudur. Küçükken karoların çizgilerine basmamaca oyunu oynardım. Sam ile ilk tanışmamız Bebek Park’ına 80’li yıllara denk gelir. Ufağım, karoların çizgisine basmadan ordan oraya koşuyorum, septik değilim allahıma şükür. Her çocuk gibi olmayan şeyden oyun çıkarmaca, abuk subuk zıplamalar hoplamalar. Sam oyuna nerede mi katıldı? O gün ben karoların çizgilerine basmadan atlamaya çalışırken, haince zihnime sokuldu ‘Şu karolara basmadan gidersen, annen baban çok yaşayacak, basarsan ölürler!’ ‘Hoşgeldin Sam!’ Sam says; ‘Do it!’ O zamanlar Sam’a henüz girişemediğim yıllardı, efendi gibi canhıraş karo çizgilerine basmamaya çalışıyorum. Anne baba kurtuluyor, çok yaşıyorlar ama Sam yeni bir emir verene kadar. İnsanın aklına gelir mi ‘Sen nereden biliyorsun Sam tüm bunları?' demek. Sam içgüdü, içgüdüye soru sorulur mu?

İlerleyen yıllarda Sam konuşmaya devam etti. Şunu yaparsan şöyle olur böyle olur vıdır bıdır... Sam'in hayatıma müdahale etmesi bitmedi gitti.. Hiç unutmuyorum. Lisede ders çalışıyorum Sam yine vaatlerde bulunmaya başladı, canıma tak etmiş sürekli vıdır bıdır. 'Sam!' dedim. 'Ne diyorsun bak buraya yazıyorum! Çıktı çıktı, çıkmadı bittiğin an!' Sam’de bir kuzuluk vuku buldu. Konuşmadı ama ben dediklerini hatırlayıp gelecekle ilgili ne tip vaatleri varsa deftere yazdım. Dediklerinin de hiçbirini yapmadım. Günler sonra aklıma geldi, defteri açıp okudum, Sam küllüyen yalan bi kişilik. Ne içgüdüsü, Sam bildiğimiz salakcan. Hiçbir dediği tutmuyor.

Sonuçta Sam defteri böyle kapandı.

Bu nedenle bazı geceler Lucifer ile oturup sohbet ettiğimiz zaman, ben ona sorarım.

'Lucifer! Sen karanlıktan değil misin?'

Lucifer ‘Evet!’ diye cevap verir.

O zaman derim 'Ne halt yemeye benim yanımdasın?'

Lucifer cevap verir.

‘Doğru diyorsun!’

Sonra da sarılıp ağlaşırız.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

[url=http://hopresovees.net/][img]http://vonmertoes.net/img-add/euro2.jpg[/img][/url]
[b]autocad architectural drawing standards, [url=http://hopresovees.net/]educational software from[/url]
[url=http://vonmertoes.net/][/url] how to sell my software software at a discount
educational software prices [url=http://hopresovees.net/]to buy new software[/url] academic software reseller
[url=http://bariossetos.net/]buy dreamweaver online[/url] frame shop software
[url=http://bariossetos.net/]12 Pro Retail Price[/url] best software to sell
kaspersky anti virus [url=http://vonmertoes.net/]discount software office 2007[/b]