27 Aralık 2006 Çarşamba

Dizi Deyip Geçmemek Lazım

Şu anda içerde televizyonda son ayların en çok konuşulan dizisi oynuyor.O kadar çok ilgi çekti ki, bizim dizileri izlemeyen ben ve nice arkadaşım oturup takip ediyoruz.Bir arkadaşıma göre ben diziyi izlemiyormuş, daha çok başka şeylerle ilgileniyormuşum. Fakat ilgi gösteriyorum. Göstermiyor değilim.

Ben, dizinin meşhur ‘Siyah Gece’sini geçtim.

Biz iki kişi dizide dedikodu yapan erkeklere takılı kaldık.Dizideki kanka patronların ikisi de başroldeki hanım kıza aşık.Aralarında o kadar çok dedikodu yapıyorlar ki dikkatimizi çekti.Kızın konusu açılıyor, ‘Gel otur konuşalım!’.Kızın morali bozuk, ‘Gel otur konuşalım!’.Kız da anladığım kadarıyla o buruk görünüşün altında durumdan haberdar.Ağar başlı anne havası ile iki kişiyi birbirine düşürüyor.Bugünkü bölümün ilk sahnelerden biri ise şöyleydi.Kızla sinemada karşılaşan ikiliden biri, kızın çocuğunu görüp baba olma yaşının geldiğini söyledi.Bunu duyan öteki şaşkın aşık ise ne dedi beğenirsiniz ‘Gel otur konuşalım!’

Bu iki ‘fikşın’ karakter, dizideki kızlardan daha çok konuşuyorlar.Hadi o dizi, uzatmak için yapıyorlar diyelim.Çevremizdekilere ne oluyor? Gözlemlerime göre son yıllarda erkekler rol çalmaya başladılar.Kıyafetler modadan diyelim, kendilerine bakmaları da güzel. Fakat davranışlarına ne oluyor anlamış değilim.

Sözüm meclisten dışarı.Kişinin olmak istediği, edindiği kimlik kendini ilgilendirir. Tartışmak bana düşmez. ‘Herkesin özgürlük sınırı, bir başkasınınki ile kesişmediği kadar geniştir' derler. Zaten konumuz başka konu, hedef ise bizim cin erkekler.

Geçenlerde fark ettim.Erkek arkadaşlarımız dışarı çıkmak için o kadar çok mızmızlanıyorlar ki daha çok kız kıza dolaşmaya başladık.Bizim arkadaşlarımız mı böyle, bizle dolaşmak utanç kaynağı mı, bilemiyorum.Söylemiyorlar da. ‘Gelecek misin, gidiyoruz biz.’ sorusuna ‘Program ne? Kim kim? Başka erkek geliyor mu?’ gibi sorularla cevap veriyorlar.Bu sorular bir yerden tanıdık gelmiyor mu? Biz kızların sorularıydı bunlar bir zamanlar arkadaşlar.Yalnız ‘Başka erkek geliyor mu?’ sorusunu ‘Başka kız geliyor mu?’ ile değiştirirsek fena olmaz.

Düşünüyorum da acaba kimliği meçhul bir grup bilim adamı, aniden erkekleri toplayıp ‘Arkadaşlar yaptığımız hesaplamalara göre 30 yıl içinde soyumuz tükenecek, bu yüzden mümkün olduğunca naza çekin!’ mi dedi? Sırada ne var? Merak ediyorum.

Galiba biz, eşitlik olsun derken boşluktan faydalanıp yerimizi aldılar. ‘Madem o kadar meraklılar eşitliğe, bizim yerimize geçsinler!’ diye and içmiş olabilirler.En kötüsü ise zamanla bu sayede bizim taklidimizi yapmaya başlayıp, bizi pişman etme planları bile geliştirmiş olabilirler.Bunu gizli tutmak için uğraş da veriyor olabilirler.Kolay gelsin, şunu da unutmasınlar.İstedikleri kadar ‘bile’sinler planlarını, farkındayım.Gizli amaçları var.Herkese de söyleyeceğim haberleri olsun.

Benim gibi düşünen başka biri varsa, beri gelsin oturup konuşalım.

1 yorum:

melike dedi ki...

Oncelikle diziye deginmek gerekirse.. 2 hos delikanlinin surekli bir yerlerde oturarak durumanalizinde bulunmasi ve sonucunda "sonucsuzluga" hukum vermeleri takdire sayan bir yol.. Bu aksamki bolumde super seyler de vardi.. misal hanim kizin dunya sevimlisi yavrusuyle beraber uyumasi, oglan cocugunun odasinda uyuyup sabaha cift kisilik "hanim kiz yatagi"nda uyanmalari... sevimsiz gelinin gudubet kizlarinin masaya sut devirmesine karsin bunun ayran olarak lanse edilmesi falan.. neyse... kucucuk seyler dizinin kalitesini bozamaz neticede. bende direk camur atmak icin yazmis degilim.. bilakis dizinin o meshur hayran kitlesi icerisindeyim. ustelik uzun zamandir ilkkez bir diziyi bu kadar buyuk bir merakla takip ediyorum. Hatta ara ara annanem gibi "tuh tuh, vah vah, oldu mu simdi" tadinda yakarislar ve efektler cikardigimi da fark etmis ve iyiden iyiye "turk kadini" normlarina erismis oldumu idrak etmis durumdayim. 150 binden 300 bine firlayan "siyah gece bedeli" bugun son dakika goluyle artacak zannettim de yuregim agzima geldi. son sahnede esas oglanin kizin kulagina suh bir ses tonuyla sar ettigi cumlenin devami "isterim de isterim" manasina cikmaya yeminli bir cumleyle bitecek sandim. Cok sukur olmadi, kalp ilaclarina da gerek kalmadi, yarin okul kantininde "Sehrazat borsasi"nin cok calkantili inis cikislari temali konusmalarimiz da baska bolume kaldi...
Ancak ustadim basarili bir tespitle, erkek cinsinin bizim tahtimiza oturduklarini belirtmis iyi de yapmis... eskiden kizan kusen terk eden bekleten naza ceken bizken, durum hakkaten de 180 derecelik bir degisime ugradi.
sanirsam kadin milleti olarak hepimizde azicik boyumuzun olcusunu aldik... ne demisler, alma mazlumun ahini cikar aheste aheste..
ancak bu soz uzerine unlu turk filozoflarindan seren serengil hanimefendinin de bir vecizesi vardir ki anmadan gecemeyecegim; "ayaklar bas olmus"
hadi cik bu genetik bozuklugun icinden cikabilirsen simdi!