17 Aralık 2006 Pazar

Biz Yaşlandık

Başka ülkelerde var mıdır bilmem.Bizde kişinin kemale erişinin farkındalığını simgeleyen, bıkkınlığı savsaklama, sorumluluğu üzerinden atma cümlelerinden en popüleridir. ‘Yaşlandık biz..’ ile başlayan cümleler.

‘Ülke çöle dönüşüyor, eğitim vasat, dış borçlanma var.Gelecek sizsiniz!’.Bir ülkenin geleceği olduğu sürekli hatırlatılan kaç kuşak geldi geçti bilmiyorum ama bu cümle yüzünden sürekli üstünde baskı hisseden benim gibi kaç kişi vardır tahmin edebiliyorum.

Bizden, düzeltmemiz gereken ülke sorunlarından ve sırtımızdaki sorumluluklardan bahsetmeyeceğim.

Sözü söyleyenlerden bahsedeceğim.

Bir insanın sabah kalkıp aynaya bakarak kendi kendine bu sözü söylemeye karar verişi nasıl gerçekleşir? Yüzündeki çizgilere bakarak mı? Yoksa çokça çabaladıktan sonra yapacak bir şey olmadığına karar verip bayrağı gençlere devretmeye karar verişinden mi geçer?

Herkesin herkesten atak beklediği bir ülke düşünüyorsak kimsenin hareket edemeyeceğini düşünüyorum.

Elbet ben de yaşlanacağım ama umarım ‘Biz yaşlandık..!’ ile başlayan cümleler kurmam, umarım bir gün ümidimi kaybetmem ya da ümidimi başkalarına yüklemem.Umarım biz, gelecekteki gençlere derdi tasası az, eğlencesi bol bir ülke, bir dünya bırakırız.

Ama şimdilik..

We are the world
We are the children
We are the ones who make a brighter day..

2 yorum:

..: yicit.com archives ::. dedi ki...

bu sorunun ya da senin sorunun temelinde, universitelerden siyaseti söken, ve 80'li yılların gerçekten yaşlanan gençliğinden, bu nesli kısır edenlerden bahsetmek var. Fark etmenin adına farketing sıgdıran bir yetişkinler dünyasında halen bir şeyler yapmadan oturan tüm gençler kapitalizm ile sevişen ve tüketim üretim zincirinde sadece ve sadece krediler ile tüketimler arasında sevişen bir nesilden sorumlu tüm zihniyetler ve asla ölmeyen ak saçlı generaller, gerçekten yaşlandılar.. Bunu fark etmek aynaya bakmak kadar olağan olsa bile ne fark eder ki ? Yazın ve düşün mahsunu öss mezunu mahsüllerden oluşan bir gençlik daha oluşamadan yaşlanan bir toplum yarattı bile...

Adsız dedi ki...

lke sorunları ülkeyi kurtarmak nedir der sizi ülke diye bir şey olmadığı fikrime davet ederim merve hanım,senin için olan ve seni ve kendini tüketici gözüyle bakan zararlı işleyen ağır vasıta.


Ayrıca böyle bir sorumluluk devredimi geniş bir kavram ve saçma sorumluluk (soru-m luluk yani öze hal ve gidişatına dair olan bir şey bence salt yapılacaklar listesi değildir ve devletten öncelikli bir sürü hususa gebedir)verilmez kişi alıcak biçimde yetiştirilir yine de onları dinlemekte fayda vardır ve herkes ve hiçkimse onlardır.


barış