3 Ağustos 2010 Salı

Hatice Neticede Çok Konuşuyorsun…

Haticeler neden çok konuşur?

İnsanlık evriminin başından beri erkeklerin yegane şikayetlerinin başında kadınların çok konuştuğu gelir….

Karım çok konuşuyor, sevgilim çok konuşuyor….

Halbuki kadınlar çok konuşmuyor. Kadınlar; anlatacakları şeyleri uzun anlatıyorlar.

Yaratılışımızın başından beri biz kadınlar görünür veya görünmez sosyolojk bir baskının altına girdik.

Öyle deme başka anlaşılır, böyle konuşma öyle sanırlar, erkek fatma olma, yosma fidayda olma, çok hanım durma hakkını yerler, çok gülme yırtık derler.

Bu da kadınların kendini ifade edebilme yetisine sekteyi vurdu.

Biz ne yazık ki en genel tabiri ile baştan beri bir kadın yaratıyoruz diye, her yaratılanı bozduk.

Erkeklerin aksine istediklerimizi net söyleyemediğimiz gibi derdimizi, sıkıntımızı da kısa ve net bir şekilde anlatmayı bilemedik.

Söyleceğimizi perdelemek, gizlemek, başka süslü cümleler arasına sokmak durumunda kaldık; ki yanlış anlaşılmasın. Erkekler de bu soruna çözüm ile birlikte gitmek yerine, yangına körükle gittiler…

Halbuki çağın en büyük sanatı iletişimi doğru kurmaktır.

Kendini net olarak ifade edebilen insanlar çoğaldıkça, kavgalar tartışmalar azalır ve mutabakat sağlanır.

Daha huzurlu ve mutlu bir toplumun en büyük anahtarı, istediğini net bir şekilde ifade etmek, gerekirse bunu neden istediğini bile doğru ifade edebilmekte gizlidir.

Çünkü doğru iletişim kurabilen, kendini düzgün bir şekilde ifade edebilen insan kadın veya erkek olsun yüzde yüzün üstünde haksız olsa bile, kendini net olarak ortaya koyabildiği an anlaşılabilecek ve tepki toplamayacak, haklı olan ise hiçbir durumda haksız duruma düşmeyecektir.

Bunun gerçekleşmesi için de bu konuda belki de zihninde en çok bocalamayı yaşayan kadın daha ileri gitmeli ve daha anlaşılır olarak kendini ifade edebilmelidir.

Bir yerde çok konuşan bir kadın görürseniz… Ona neden çok konuştuğunu değil; ne anlatmak istediğini sorun…. Bir iki kere bu eziyete katlanırsanız, sonrası çok daha net anlaşılır olacaktır.

Sanırım yer yer cesaret, sabır, özgüven ve sevgi isteyen bu iletişim sistemine artık hazırız... Yeni bir devre girmekte olan bizler, belki de artık empati kurmayı sözde değil, sözle yapmalıyız...

Bir sonraki Nerolinguistik Hatice tavsiyesinde buluşmak dileğiyle.... Saygılar.

Hiç yorum yok: