10 Aralık 2006 Pazar

Artık Beni Sevebilirsiniz


Kasım ayında Nobel ödülünü kimin aldığı açıklandı.Yurdumuz, ilk Nobel şaşkınlığı ve varolan bir çok soru işareti nedeni ile ne yapacağını bilemedi.

Geçenlerde Orhan Pamuk’un yaptığı şu meşhur açıklamadan ötürü mahkemeye giderken yüzündeki esrarengiz ifadeye takıldı aklım.Bu ifadenin iki anlamı olabileceğini düşündüm.Bunlardan biri ‘Ben dünyaca ünlü bir yazarım, kendinizi küçük düşürüyorsunuz!’ olabilirdi.Bir diğeri ise ‘Öyle bir açıklama yaptım ki işgüzar Avrupalılar bana Nobel verecekler, yalnız çocuğu sahiplendiklerini sanacaklar, fakat ben Nobel’i aldıktan sonra ülkemin tarafına geçeceğim !’ idi.

Açıkçası uzunca bir süre bu birbirinden farklı iki anlamdan birini birinci seçemedim.Orhan Pamuk ‘Nobel aldım artık beni sevmeniz için uğraşacağım’ mı demek istiyordu?

Bence, Orhan Pamuk Nobel alacaktı.Bu açıklama Nobel almaya uzanan süreci ne kadar hızlandırdı onu hesaplamaya çalışıyorum.

Orhan Pamuk’un gülümseyişindeki esrarengiz hava devam ettikçe de düşünmeye devam edeceğim.

Bu konuyu düşünmek yazmaktan daha kolay diye de kendi kendime söyleniyorum aynı zamanda.Kafası karışık olmasına rağmen kendi kendini doğru düzgün ifade edebilen insanlara da gıpta ediyorum.Nobel almış bir yazar hakkında fikir yürütüyorum ve bunu yaparken gereken zarafeti sergileyemiyorum diye düşünüyorum.Bir tarafım ‘Kolay yoldan Nobel’e kavuştuğunu söyle!, başka bir tarafım ise ‘Yaşasın Bir Türk Romancı Nobel aldı !’diye bağırıyor.


Kızıyorum çünkü, sanki soykırımın, ciddi bir organizasyon ve teşkilatlanma gerektirecek, aceleye getirilmeyecek kadar disiplinli ve planlı bir çalışma ile yürütülebilecek bir vahşet hali olduğunu bilmiyormuş gibi hareket etti ve soykırım olduğunu savunanların ekmeğine yağ sürdü.

Seviniyorum çünkü, benim zevkime göre oldukça ağdalı bir yazı diline sahip olmasına rağmen, herkes tarafından seviliyor.Araştırmalara göre en çok alınan - okunmayan kitapların sahibi, fakat bunu kimsenin yüzüne vurmuyor.Ama şüphesiz en önemlisi Türk Edebiyatı’nı başka milletlerin insanlarıyla buluşturuyor.

Sonra hiç sevmediğim ‘keşke’ sözünü söylüyorum.Keşke Nobel ödülüne vereceğim tepkiye ait bir tek duygum olsaydı.Keşke kafam bu kadar karışık olmasaydı, keşke bu konu hakkında yazabileceğim şeyler; Ne kadar güzel bir kız çocuk babası olduğu, frakının üstünde bir garip durduğu, gözlüklerini ne zaman değiştireceği olsaydı.

Keşke yabancı arkadaşlarımın ‘Orhan Pamuk ve Nobel hakkında ne düşünüyorsun?’ sorusuna ‘İnan hala kafam karışık..’ yerine ‘Nasıl da kaptık ama!’ gibi kaba saba açıklamalar yapabilseydim.

1 yorum:

melike dedi ki...

illa ki sevmiyorum sevemem orhan pamuk amcayı... nobeli kapti simdi cevir kazi yanmasin dimii.. yok babacim eski camlar coktan bardak oldu, gecmis olsun... odulu turk milleti adina almis ya, o millet bakalim onun aldigi odulu kendi almis gibi hissediyor mu?